Kurucu
March 30, 2026
13 min read
Özetle: Türkiye'de bir kripto varlık hizmet sağlayıcısı olarak lisans almak, sadece şirket kurup başvuru formu doldurmakla tamamlanan bir süreç değildir. Türkiye pazarı artık; sermaye yeterliliği, yönetim yapısı, MASAK uyumu, MKK entegrasyonu, bilgi sistemleri güvenliği ve operasyonel dayanıklılık birlikte değerlendirilen, yüksek eşikli bir regülasyon alanına dönüşmüştür.
Genesis Hukuk olarak gözlemimiz şudur: Pek çok yabancı veya yerli girişim, sürece ilk anda sadece "harç ne kadar?" sorusuyla yaklaşır. Oysa gerçek soru genellikle şudur: "Bizim iş modelimiz, ortaklık yapımız ve teknik mimarimiz Türkiye'deki lisans rejimine gerçekten hazır mı?"
Türkiye'de KVHS lisansı, basit bir şirket kuruluşundan değil; sermaye, yönetim, teknik altyapı ve sürekli uyum yükümlülüklerinden oluşan çok katmanlı bir yapıdan geçer.
Başvuru öncesi en kritik karar, hangi ürünlerin Türkiye şirketinde sunulacağı ve hangi fonksiyonların grup içinde ayrı konumlandırılacağıdır.
Toplam maliyet sadece başvuru ücretlerinden ibaret değildir; kamuya açık kalemlerin arkasında MKK, AML, denetim, ekip ve operasyonel substance yükü bulunur.
Süreçte en fazla zaman kaybettiren başlıklar genellikle banka onboarding'i, yabancı evrak zinciri, uygun genel müdür bulunması ve teknik entegrasyonlardır.
Düzenleyici beklenti artık belge değil mimari arıyor; MASAK uyumu, rezerv mantığı ve müşteri varlığı ayrıştırması yazılımla çalışmıyorsa dosya güçlü görünmez.
Bu rehberin amacı, tüm proje detaylarını ifşa etmek değil; Türkiye'ye giriş düşünen bir platformun doğru soruları en başta sormasını sağlamaktır.
KVHS lisansı, Türkiye'de kripto varlık alım satımı, saklama veya ilgili hizmetleri regüle biçimde sunmak isteyen yapılar için temel eşiği ifade eder.
Süreç iki aşamalıdır: Önce kuruluş mimarisi ve uygunluk incelenir, ardından operasyonel hazırlık ve faaliyet izni değerlendirilir.
Maliyet tek kalemden oluşmaz: Asgari sermaye, kamu ücretleri, şirket kurulumu, MKK ve MASAK uyumu, denetim, ekip, altyapı ve operasyonel substance birlikte ele alınmalıdır.
Zaman planı çoğu zaman iyimser okunur: Teoride daha kısa görünen süreç, pratikte banka onboarding'i, yabancı evrak zinciri, yönetici atamaları ve teknik entegrasyonlar nedeniyle uzayabilir.
Başarıyı belirleyen şey hukuk tekniği kadar mimaridir: Regülasyon artık sadece metin uyumu değil, "Compliance by Design" seviyesinde sistem tasarımı gerektirir.
Türkiye'deki karmaşık blockchain düzenlemeleri ve lisanslama ortamında uzman hukuki hizmetlerimizle yolunuzu bulun, operasyonlarınızın tamamen uyumlu olmasını sağlayın.
Yabancı yatırımcıların sık sorduğu "Bu kurallar neden birden bu kadar sıkı?" sorusunun cevabı tek cümleyle şöyle özetlenebilir: Türkiye'deki KVHS mimarisi; ülkenin Mali Eylem Görev Gücü (FATF) gri listesinden çıkış stratejisi, kara para aklamayla mücadele (AML/CFT) standartları ve Avrupa Birliği'nin kripto piyasalarına ilişkin MiCA çerçevesiyle uyumlu bir küresel vizyonla uyumludur. Kurallar yüksek eşiklidir; buna karşılık pazar, belirsizlikten çok öngörülebilir bir çerçeveye doğru kaymıştır.
KVHS lisansı, Türkiye'de kripto varlık alanında faaliyet göstermek isteyen platformlar için fiilen giriş kapısıdır. Sadece klasik anlamda "kripto borsası" kurmak isteyenleri değil; saklama modeli, müşteri onboarding yapısı, fiat akışları, AML kontrolü ve teknik altyapısı regüle çerçeveye girebilecek tüm oyuncuları ilgilendirir.
Türkiye'deki yeni yapı, kripto şirketlerini sıradan bir teknoloji girişimi gibi değil, giderek daha fazla finansal kuruluş mantığıyla değerlendirmektedir. Bu nedenle başvuruda sorulan soru sadece "ürününüz ne?" değildir. Düzenleyici bakış açısı daha çok şu eksenlerde şekillenir:
Ortaklık yapınız şeffaf mı?
Sermaye kaynağınız savunulabilir mi?
Yönetici kadronuz uygun mu?
Teknik altyapınız denetlenebilir mi?
Müşteri varlıkları ile şirket varlıkları yeterince ayrıştırılmış mı?
MASAK yükümlülüklerini sadece kağıt üzerinde değil, sistemsel olarak yerine getirebiliyor musunuz?
Birçok proje, lisans sürecine hukuki başvurudan önce netleşmesi gereken konuları geç netleştirdiği için zaman kaybeder. Bizim sahadaki yaklaşımımızda ilk faz her zaman bir "yapısal gerçeklik testi"dir.
Spot işlem platformu mu kurulacak? Saklama hizmeti de mi verilecek? Fiat on-ramp ve off-ramp nasıl çalışacak? Global grup şirketi ile Türkiye şirketi arasındaki teknik ve operasyonel ilişki ne olacak? Türkiye'de sunulmak istenen ürün seti net değilse, lisans stratejisi de net kurulamaz.
Yabancı ortaklı veya çok katmanlı holding yapılarında nihai faydalanıcıların, kontrol zincirinin ve fon kaynağının açıklanabilir olması gerekir. Özellikle offshore katmanlar, bankacılık ve düzenleyici inceleme açısından süreyi ciddi biçimde uzatabilir.
KVHS rejiminde kamuya açık en net eşiklerden biri asgari ödenmiş sermaye gerekliliğidir. Ancak stratejik olarak önemli olan nokta, sadece bu tutarın varlığı değil; bu sermayenin ne zaman, hangi belgelerle, hangi banka ilişkisi üzerinden ve hangi fon kaynağı anlatısıyla sisteme sokulacağıdır.
Türkiye'de lisanslı yapı kurmak isteyen bir platformun, sadece güçlü bir yazılım ekibine değil; uygun genel müdür, uyum fonksiyonu, risk yönetimi, iç denetim ve bilgi güvenliği sahipliğine de ihtiyacı vardır. Regülatör, kağıt üstünde isim görmek istemez; gerçek substance görmek ister. Özellikle genel müdür pozisyonunda, görevin münhasıran tam zamanlı yürütülmesi, kişinin Türkiye'de mukim olması ve ilgili alanlarda asgari yedi yıllık mesleki tecrübeyi taşıması beklendiği için, "global ekipten bir yöneticiyi uzaktan atarız" yaklaşımı pratikte ciddi bir darboğaz yaratabilir.
Türkiye pazarına global platformun yalnızca arayüzünü taşımak çoğu zaman yeterli değildir. Veri akışı, cüzdan mimarisi, müşteri bakiyelerinin ayrıştırılması, loglama, yerel entegrasyonlar ve denetime uygun raporlama yapısı erken aşamada planlanmalıdır.
Küresel borsaların çok doğal düşündüğü model — "Altyapı AWS'te, cüzdan Fireblocks'ta, biz arayüzüz" — Türkiye'de teknik olarak mümkün olsa da hukuken illüzyondur. III-35/B.1 sayılı Tebliğ kapsamında SPK, bulut bilişim, saklama veya siber güvenlik gibi kritik fonksiyonlarda dışarıdan hizmet alınmasına izin verir; ancak sermaye piyasası mevzuatından ve yatırımcı haklarından doğan yükümlülüklerin hiçbir şekilde devredilmemesini şart koşar. Pratikte, bir barındırma sağlayıcısının veya saklama teknolojisinin kesintiye uğraması, veri kaybı veya güvenlik olayı yaşanması halinde SPK nezdinde muhatabın üçüncü taraf yazılım şirketi değil, doğrudan lisanslı KVHS ve onun yönetim kurulu olduğu kabul edilir. Bu yüzden güçlü yerel yönetim kurulu, iç kontrol ve denetlenebilir tedarikçi yönetimi; lüks değil, regülatörün talep ettiği asgari yapıdır.
Türkiye'de KVHS lisans yolculuğu, pratikte iki ana düzenleyici kapıdan geçer.
Bu aşamada odak, henüz canlı müşteri operasyonundan çok kurumsal uygunluk üzerindedir. Düzenleyici bakış genellikle şu başlıklarda yoğunlaşır:
Şirketin hukuki yapılanması
Ortakların ve yöneticilerin uygunluğu
Sermaye yeterliliği
İş planının ciddiyeti
İç politika setlerinin kalitesi
Bu safhada en kritik hata, "operasyon başlayınca toparlarız" anlayışıdır. Kuruluş izni dosyası, zayıf hazırlanırsa süreç daha en başta iteratif eksiklik yazılarına dönüşür.
Kuruluş mantığı kabul gördükten sonra asıl zorlu bölüm başlar. Çünkü artık şirketin gerçekten çalışabilir, denetlenebilir ve güvenli bir platform kurduğunu göstermesi gerekir.
Bu fazda tipik olarak şu konular öne çıkar:
Bilgi sistemleri ve siber güvenlik hazırlığı
MKK entegrasyonu
MASAK uyumunun operasyonel hale getirilmesi
Müşteri kabul ve izleme mekanizmaları
Rezerv, saklama ve ayrıştırma yapısı
Bağımsız denetim ve test süreçleri
Kısacası ilk aşama "kurabilir misiniz?" sorusuna, ikinci aşama ise "güvenli ve sürdürülebilir şekilde işletebilir misiniz?" sorusuna cevap arar.
Tek cümlelik dürüst cevap şudur: proje yapısına göre değişir, fakat yönetim ekiplerinin bir yıllık minimum perspektifle hareket etmesi daha gerçekçidir.
KVHS lisans süresini faz faz düşünmek, takvim ve kaynak planı için faydalıdır. Karar vericiler için basitleştirilmiş görünüm şöyle özetlenebilir:
Ön hazırlık — Ana odak yapısal tasarımdır. Bu fazda tipik olarak ortaklık yapısı, şirket kuruluşu, banka ilişkisi, iş planı ve yönetici seçimi öne çıkar.
İlk izin aşaması — Ana odak kurumsal uygunluktur. Dosya sunumu, eksiklik cevapları ve düzenleyici inceleme bu dönemin tipik içeriğidir.
Operasyonel hazırlık — Ana odak teknik ve uyum inşasıdır. MKK, bilgi sistemleri, AML, denetim ve testler bu fazda ağırlık kazanır.
Son izin aşaması — Ana odak faaliyete hazır olmadır. Yerinde inceleme, nihai değerlendirme ve canlıya geçiş (go-live) hazırlığı bu aşamada ele alınır.
Pratik beklenti: İyi hazırlanan dosyalarda daha kontrollü bir takvim mümkündür. Dağınık ortaklık yapısı, geç yöneticileşme, banka onboarding sorunları veya MKK/teknik entegrasyon gecikmeleri olduğunda süre anlamlı ölçüde uzar.
Google'da en çok aranan sorulardan biri "Türkiye'de kripto lisansı maliyeti ne kadar?" oluyor. Bu soru haklıdır; ancak tek satırlık bir cevap çoğu zaman yanıltıcıdır.
Çünkü KVHS lisans maliyeti, en az beş farklı katmanın birleşimidir:
Kamuya açık ve en görünür kalem budur. Ancak yatırımcıların çoğu, sürecin sadece sermaye eşiğinden ibaret olmadığını geç fark eder.
SPK başvuru katmanları, MKK tarafındaki üyelik ve işlem bazlı yükler ile diğer resmî kurulum kalemleri toplam tabloyu büyütür. Kamu ücretleri önemlidir; fakat çoğu projede nihai maliyetin yalnızca görünen yüzüdür.
Yabancı evrakların apostil ve noter zinciri, ticaret sicili işlemleri, damga vergisi etkisi, kira ve temel vendor sözleşmeleri gibi unsurlar, özellikle yabancı sermayeli yapılarda beklenenden daha yüksek bir hazırlık bütçesi doğurabilir.
MKK entegrasyonu, AML/KYT yazılımları, bilgi güvenliği mimarisi, veri merkezi veya lokalizasyon gereklilikleri, sızma testleri, bağımsız denetimler ve rezerv kanıtı hazırlığı ciddi bütçe gerektirir. Türkiye pazarı artık sadece hukuk bütçesiyle girilebilecek bir pazar değildir.
Genel müdür, uyum yöneticisi, risk fonksiyonu, iç denetim, bilgi güvenliği sahipliği, ofis, muhasebe ve sürekli uyum maliyetleri lisans alındıktan sonra da devam eder. Bu yüzden doğru soru "Lisansı almak kaça patlar?" değil, "Türkiye operasyonunu regüle biçimde ayakta tutmanın yıllık yükü nedir?" olmalıdır. Üstelik 7518 sayılı Kanun çerçevesinde faiz gelirleri hariç brüt gelirin %1'inin SPK'ya ve %1'inin TÜBİTAK'a aktarılması, birçok yabancı yatırımcının ilk bütçe modelinde gözden kaçırdığı, karlılığı doğrudan etkileyen sürekli bir regülasyon maliyeti yaratır.
Maliyet katmanlarını yan yana okumak, tek bir kalemin neden yeterli olmadığını görmeyi kolaylaştırır:
Sermaye — Giriş eşiğini belirler; ancak tek başına operasyonel hazırlığı açıklamaz.
Kamu ücretleri — Resmî lisans akışını başlatır; teknik ve insan kaynağı giderlerini kapsamaz.
Kurulum giderleri — Yapıyı fiilen ayağa kaldırır; sürekli işletme giderini (OPEX) göstermez.
Teknik uyum — Faaliyet izni için belirleyicidir; tek başına hukuki uygunluk yaratmaz.
Sürekli operasyon — Lisansın sürdürülebilirliğini belirler; başlangıç stratejisi zayıfsa verimsiz çalışır.
Genesis Hukuk notu: Maliyeti doğru okumak için sadece "harç toplamı" değil, CAPEX + ilk yıl OPEX + regülasyon sürtünmesi birlikte modellenmelidir. Müvekkillerimizle yaptığımız çalışmalarda en kritik fark, bu kalemleri iş modeline göre önceliklendirmemizdir.
Süreçlerde gecikme yaratan konular, genellikle mevzuat maddesinden değil uygulama gerçeğinden doğar.
Yüksek sermayeli ve kripto odaklı yapılarda banka hesabı açılması ile sermaye blokajı süreci çoğu zaman beklendiğinden daha zor ilerler. Fon kaynağı, grup yapısı ve risk profili iyi anlatılamazsa takvim baştan kayar.
Yurt dışı şirket belgeleri, apostil, noter, tercüme ve yetki zinciri doğru yönetilmediğinde başvuru dosyası teknik olarak gecikir. Çok katmanlı ortaklık yapılarında bu konu küçümsenmemelidir.
Türkiye'de hem sektörü hem regülasyonu bilen, aynı zamanda düzenleyici karşısında güven yaratabilecek yönetici profilini bulmak kolay değildir. Erken davranmayan projeler bu nedenle aylar kaybedebilir.
Birçok girişim, MKK'yı sadece "sonradan bağlanacak API" olarak görür. Oysa KVMKS (Kripto Varlık Merkezi Kayıt Sistemi) API entegrasyonu, veri taksonomisi, mutabakat akışı ve müşteri bakiyesi mantığının en baştan buna göre tasarlanmasını gerektirir.
Rezerv mantığı, loglama yapısı, erişim kontrolleri, cüzdan segregasyonu, TÜBİTAK'ın EC 384 algoritmasına geçişi gibi kriptografik uyum başlıkları ve güvenlik prosedürleri, son haftalarda toparlanacak konular değildir; ayrıca rezerv kanıtı denetimlerinin yılda bir değil, üç aylık periyotlarla tekrar eden bir yük olarak kurgulanması gerektiği unutulmamalıdır.
Türkiye'nin 2025-2026 kripto düzenlemelerine, KVHS yükümlülükleri, Seyahat Kuralı ve dijital kimlik doğrulama dahil olmak üzere daha derinlemesine inerek tam bir anlayışa sahip olun.
Hayır. Stratejik hata çoğu zaman burada yapılır.
Global platformların sunduğu ürün evreni ile Türkiye'de regüle biçimde sunulabilecek ürün seti aynı olmayabilir. Spot piyasa, saklama yapısı, fiat köprüleri, müşteri varlıklarının ayrıştırılması ve kaldıraçlı ürünler arasında çok ciddi regülasyon farkları vardır.
Türev, marjin ve kaldıraçlı işlemler: Yurt dışı merkezli borsalar Türkiye stratejisini tartışırken ilk sorulan sorulardan biri genellikle "Margin veya futures sunabilecek miyiz?" olur. Netlik: 7518 sayılı Kanun ve KVHS ikincil düzenlemeleri çerçevesinde izin verilen faaliyetler spot kripto varlık işlemleri, saklama ve ilgili hizmetler eksenindedir. Vadeli işlemler, marjin işlemleri ve kaldıraçlı türev ürünler KVHS lisansı kapsamında sunulamaz; bu ürünler global uygulamada yer alsa bile Türkiye şirketinde aynı ürün setiyle "kopyala-yapıştır" edilemez.
Fiat–kripto köprüsü (bridge) kurgusu: Bu kısıt, küresel oyuncuların Türkiye iştiraklerini fiilen bir itibari paradan kriptoya geçiş köprüsü olarak tasarlamasına yol açar: kullanıcı yerel olarak TRY yatırır, KYC/AML ve MKK süreçlerinden geçer, spot alım sonrası varlığını grup politikalarına uygun şekilde global platforma aktarır. Gelir modeli global taraftaki türev ve marjin hacminden beslenir; Türkiye tüzel kişiliği ise regüle spot ve uyum yükünü üstlenir. Strateji böyle okununca hem ürün hem lisans haritası netleşir.
Bu nedenle Türkiye projesi bir "pasaport lisansı" gibi düşünülmemelidir. Doğru yaklaşım, Türkiye şirketinin hangi fonksiyonu üstleneceğini en başta netleştirmektir:
Yerel onboarding ve fiat köprüsü mü?
Tam işlem platformu mu?
Saklama dahil tam dikey yapı mı?
Grup içi daha dar, kontrollü bir ürün mimarisi mi?
Bu stratejik karar, hem bütçeyi hem de lisans zorluk seviyesini doğrudan değiştirir.
Genesis Hukuk'un yaklaşımı tam burada ayrışıyor. Biz, kripto regülasyonunu salt hukuki yorum alanı olarak görmüyoruz; aynı zamanda sistem mimarisi problemi olarak okuyoruz.
Çünkü düzenleyici gerçeklik artık şunu söylüyor:
Uyum politikası yazmanız yetmez; sisteminiz alarm üretmeli.
Cüzdan segregasyonu anlatmanız yetmez; teknik ispat mekanizmanız olmalı.
Müşteri varlığını koruduğunuzu söylemeniz yetmez; denetlenebilir rezerv ve kayıt mantığınız bulunmalı.
MASAK yükümlülüğünü kabul etmeniz yetmez; onboarding, izleme ve raporlama akışınız yazılımla çalışmalı.
Başka bir ifadeyle, iyi hazırlanan KVHS projeleri "hukuk + ürün + altyapı + iç kontrol" birlikteliğiyle kurulur.
Başvuru öncesinde şu sorulara net cevap veremeyen yapılar, genellikle sürecin ilerleyen aşamalarında pahalı revizyonlar yapmak zorunda kalır:
Türkiye'de hangi ürünü sunacağız, hangisini sunmayacağız? (Spot ve uyum mu, yoksa globaldeki türev/marjin ürünleri mi kopyalanacak?)
Ortaklık ve kontrol yapımız düzenleyici incelemeye hazır mı?
Sermaye ve fon kaynağı anlatımız savunulabilir mi?
Türkiye'de uygun yönetici ve uyum fonksiyonlarını gerçekten kurabilecek miyiz?
MKK, MASAK ve bilgi sistemleri tarafında teknik iş yükünü doğru bütçeledik mi?
Türkiye operasyonunu bir lisans dosyası olarak mı, yoksa regüle bir iş birimi olarak mı görüyoruz?
Pratikte süreç, Türkiye'de uygun şirket yapılanması kurulmadan ve regülasyon mimarisine uygun bir tüzel kişilik oluşturulmadan ilerlemez. Özellikle yabancı sermayeli yapılarda kurulum stratejisi başvurunun ayrılmaz parçasıdır.
Hayır. Sermaye gerekli eşiklerden biridir; fakat tek başına yeterli değildir. Yönetim yapısı, teknik hazırlık, iç kontrol, MKK ve MASAK uyumu olmadan sadece sermaye ile faaliyet iznine gidilemez.
Hazırlık seviyesi yüksek projelerde daha kontrollü bir takvim mümkündür. Bununla birlikte, yönetim ekiplerinin süreci en baştan bir yıllık ve üzeri stratejik perspektifle planlaması daha sağlıklıdır.
Evet, ancak yabancı ortaklı yapılarda şeffaflık, evrak zinciri, fon kaynağı, banka onboarding'i ve kontrol yapısı daha detaylı incelenir. Bu yüzden kurgu ne kadar karmaşıksa hazırlık kalitesi o kadar kritik hale gelir.
Tek bir cevap vermek zor. Ancak uygulamada en çok küçümsenen başlıklar genellikle teknik uyum, sürekli denetim hazırlığı, MKK kaynaklı sürtünme ve nitelikli yerel ekip maliyetleri oluyor.
Hayır. Türkiye operasyonunun hangi ürünleri hangi yapıyla sunacağı ayrıca değerlendirilmelidir. Bu konu, başvurudan önce stratejik olarak netleştirilmelidir.
Evet. Bu tarih yeni girişimler için bir “başvuru açılış veya kapanış” tarihi değildir; önceden faaliyette olanların uyum ve faaliyet izni takvimiyle ilişkilidir. Sıfırdan kurulacak KVHS için çerçeve 13 Mart 2025 tebliğleriyle yürürlüktedir: önce Kuruluş İzni, ardından öngörülen süre içinde Faaliyet İzni için teknik ve uyum hazırlığı (gerekirse süre uzatımlarıyla) tamamlanır.
Evet. Müşteri kripto varlıklarının, Kurulca yetkilendirilmiş saklama kuruluşlarında tutulması ve yazılı saklama sözleşmesinin Kurula sunulması rejimin parçasıdır. Tebliğdeki takvimler, saklama altyapısının yaygın biçimde hizmet vermeye başlamasına bağlı olarak güncellenebilir; güncel süre ve şartlar için SPK duyuruları esas alınmalıdır.
Hayır. KVHS rejiminde izin çerçevesi spot işlem, saklama ve ilgili hizmetler üzerinedir; marjin, vadeli işlemler ve kaldıraçlı türev ürünler bu lisans kapsamında sunulamaz. Global platformdaki bu ürünler ayrı yapı ve yargı alanlarında kalırken, Türkiye iştiraki genellikle TRY girişi ve spot dönüşümü gibi köprü fonksiyonlarına odaklanır.
Türkiye'de KVHS lisansı almak isteyen bir şirket için en doğru başlangıç noktası, mevzuatı tek tek okumak değil; iş modelini regülasyon karşısında haritalandırmaktır.
Türkiye pazarı hâlâ çok güçlü bir fırsat alanı sunuyor. Ancak bu fırsat, artık yalnızca hızlı hareket edenlerin değil; güçlü sermaye planı, temiz yönetişim, iyi teknik mimari ve gerçek uyum kültürü kurabilenlerin alanı.
Genesis Hukuk olarak biz, bu süreci sadece "başvuru hazırlığı" olarak ele almıyoruz. Bizim çalışma modelimiz; hukuki mimariyi, teknik gerçeklikle ve operasyonel uygulanabilirlikle birlikte kurmaktır. Tam da bu nedenle, müvekkillerimizle ilk aşamada genellikle üç soruya odaklanıyoruz:
Türkiye'de gerçekten hangi yapı lisanslanmalı?
Hangi maliyetler kamuya açık, hangileri projeye özel?
Süreci hızlandırmak için hangi darboğazlar en başta çözülmeli?
Eğer Türkiye'de KVHS lisansı almak istiyor, ancak sürece doğrudan tam bütçe ve tam ekip ile girmeden önce stratejik bir yol haritası görmek istiyorsanız, ilk adımınız genel bilgi toplamak değil; projenize özel bir lisanslama haritası çıkarmak olmalıdır.
Bir sonraki doğru adım genellikle şudur: kamuya açık yükümlülükleri, sizin ortaklık yapınıza, hedef ürün setinize, saklama modelinize ve teknik mimarinize göre filtreleyen proje bazlı bir ön değerlendirme yapmak.
Kendi iş modelinize ve ortaklık yapınıza özel, gizlilik (NDA) çerçevesinde hazırlanmış bir KVHS lisanslama fizibilite haritası için Genesis Hukuk ekibiyle iletişime geçin: info@genesishukuk.com
Bu rehber genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her KVHS başvurusu; ortaklık yapısı, teknik mimari, hedef ürünler, saklama modeli, fon akışı ve düzenleyici beklenti seviyesi bakımından ayrı değerlendirilmelidir. Bu nedenle burada yer alan çerçeve, somut hukuki görüş veya birebir lisans sonucu taahhüdü olarak yorumlanmamalıdır.
Sektördeki gelişmeleri Genesis Hukuk'tan takip etmek ve uzman blockchain avukatlarının sektör analizlerinden öncelikli haberdar olun.